Herkese merhaba!

Açıkçası şu an ne yazmak istediğim konusunda çok kararsızım. Ama bildiğim bir şey var ki yazmak istiyorum. Çünkü çevremde bulunan insanlar dinlemiyor. Hatta ki bence bu çağın problemi bile olabilir bu. Dinlemiyoruz.

Mesele ne anlatıldığı, kimin anlattığı değil. Mesele bizim anlatılan ile ne kadar ilgilendiğimiz. Az önce bir arkadaş grubuyla yemek yedim hoş bir mekanda. Bulduğum küçük bir aralıkta etrafı gözledim, dinledim. Fark ettim ki herkes konuşuyor. Herkes. Kimse karşısında ki kişiyi dinlemiyor. Çiftler birbirlerinin yüzüne bakıyorlar, ama dinlemiyorlar. Sadece duyuyorlar. Arkadaş gruplarında durum çok daha vahim. Herkes bir ağızdan konuşuyor. Kimin, kime, ne söylediği dahi belli değil. Kuru gürültü.

Masama döndüğümde bizim masada ki konunun ikili ilişkilere geldiğini fark ettim. Bir arkadaşım bana:’ Saçını, yürüyüşünü, gülüşünü, giyim tarzını değiştirip biraz da kilo verirsen bence seninde mutlu bir ilişkin olabilir.’ dedi.

Kanım dondu. Cevap dahi veremeden devam etmesini bekledim, başka birilerinin lafa girmesiyle konu epey dağıldı.

Şimdi oturdum düşünüyorum. Öncelikle az önce insanları dinlemediğimizden bahsederken o an aslında benim de karşı tarafı dinlemediğimi fark ediyorum. Kendimce bahanelerle dinlemiyor oluşuma kılıf uydururken başka bir noktaya takılıyorum. Saç, yürüyüş, gülüş, giyim tarzı ve kilo gibi problemlerimi çözersem mutlu bir ilişkim olabilirmiş.

İnsanlar gerçekten bunlar için mi seviyor birbirlerini?

İkili ilişkiler konusunda çok başarılı yada profesyonel biri değilim, ki bu konularda nasıl profesyonel olunur onu da bilmiyorum, ama bence bunlar sevdiğimiz kişin hoşumuza giden yada hoşumuza gitmeyen özellikleridir.

Gülüşü çirkin diye karakteri sağlam biriyle arkadaşlık kurmaz mısınız? Yada sevdiğiniz adam güzel yürümüyor diye ondan ayrılır mısınız? Neden ‘Aman canım onun kalbi güzel varsın orası burası çirkin olsun!’ diyemiyoruz?

Şunu da merak ediyorum; birilerine hoş görünmek için orasını burasını değiştiren birine ne kadar güvenebilirsiniz? O kişi kendine bile değilken size nasıl dürüst olabilir?

Sadakat, güven, sevgi, saygı bence bunlardır mutlu bir ilişkinin formülü. Hani klişeler vardır ya ‘ambalajını beğenmediğin ürünün içindekini merak etmezsin.’ gibi. Bence artık gönül işlerimize de öyle bakıyoruz. Elalem ne der şüphesini asla yenemiyoruz. Armudun sapı üzümün çöpü gibi bahaneler bulup dışını beğenmediğimiz kişilerin karakterleriyle ilgilenmiyoruz.

Toplumca şekilciliğimizde boğulalım istiyorum!

O an, o arkadaşımın bunu bana kötü niyetle söylemediğinin kesinlikle farkındayım ama konu gerçekten çok ilginç ve göreceli.

Bu da böyle enteresan bir yazı oldu. Olsun.

Sizlerde yanıldığımı düşündüğünüz yerleri yada kendi görüşlerinizi benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum.

Huzurla kalın.

Tabii eğer bu şartlarda mümkünse…

Reklamlar