Özgecan’ ımız yandı, daha atlatamadan yeni tecavüzler, cinayetler duyduk. Onları hazmetmeye çalışırken, sosyal medya ve gündemden yeteri kadar uzak durmak istedim. Çünkü duyduklarım çok uzun bir süre bana yetecekti. Derken bu sabah yeni bir ‘cinayet’ haberine uyanmışız. Mışız diyorum çünkü yeni gördüm haberleri.

Vahşet yahu bu yaşananlar! Bu insanlar ne istiyorlar birbirlerinden? Nedir bu ‘Ben sağcıyım.’ ‘Ben solcuyum.’ ‘Ben devrimciyim.’,’Ben faşistim.’, ‘O kürt.’, ‘O alevi.’, ‘O yahudi.’, ‘O sünni.’ derdi? Herkes illa ki bir kesime ait olmak zorunda mı? Ben değilim. Değilim arkadaşım. Ne kadar sınıf varsa, ne kadar siyasi bölüm, parti, veya doğru ismi her ne ise ben hiç birinden değilim. Olmadım. Olmayacağım. Yahu hepimiz insan değil miyiz? Neden sadece insan olarak yaşamak yetmiyor da illa ki bir sınıflandırma gerekiyor? Ben şu an da, ülkücüyüm, devrimciyim, emekçiyim, şuyum, buyum diyen hiç kimsenin savunduğu görüşe yüzde yüz inandığını düşünmüyorum. Tamam kabul elbette var olan görüşlerden bazıları gerek yetiştiğimiz kültürden sebep, gerek bulunduğumuz ortamdan sebep, gerek korkularımızdan sebep aklımıza yatıyor olabilir, diğer görüşlere göre daha doğru geliyor olabilir, ama neden sürekli kendinize karşıt olan görüşe düşman oluyorsunuz? Tamam devrimci isen bu senin görüşündür, ülkücü isen ülkücüsündür. Bana a fikri daha makul geliyorsa, niçin b fikrini savunan kişiyi öldürmek isteyeyim? Yada eğer ki öyle bi alçaklık yapıp cinayet işlemişsem, neden bunu savunduğum görüş benden istemiş gibi gösteriyim? Şu an da var olan görüşlerden herhangi bir tanesi ‘Size karşıt görüşlü olan kişileri öldürün!’ diyor mu? Hiç sanmıyorum…

Herkes adalet istiyorsa, herkes huzur ve barış ortamı istiyorsa önce saygı duymayı öğrenmek zorundayız! Karşı tarafı sakince dinlemek zorundayız. Yanlış olduğunu düşündüğümüz noktaları sakince anlatmalıyız. Eğer ki ortak nokta bulunamıyor ve iş farklı noktalara gidiyorsa fevri hareketlerden kaçınmalı ve bulunduğumuz ortamı terk etmeliyiz. En sevdiğim klişedir; kimse kimseyi sevmek zorunda değil lakin, herkes herkese saygı göstermek zorunda. Kimse ile ortak bir payda da buluşmak zorunda değiliz. Kendi fikirlerimizi başkalarına kaba kuvvet yoluyla empoze ettirmek niye?!

Yaşamak istediğiniz coğrafyayı, konuşmak istediğiniz dili, inanmak istediğiniz dini seçebilirsiniz, ama kimse ırkını, dilini, rengini seçemez. Herkes kendi yaptığı seçimlerden sorumludur. Eğer biri başkalarının hayatına, özgürlüğüne, hakkına zarar verecek bir şey yapıyorsa cezası ona karşıt görüşte olan başka biri tarafından değil, ırk ayrımcılığı yapan kişiler tarafından değil, devlet tarafından ilgili mercilerce verilmelidir. Bir insanı sırf kullandığı sosyal mecrada yayınladığı bir durum için herhangi bir sınıfa mensup diye yargılayamayız. Kendisi için adalet peşinde koşan birini öldüremeyiz. Hiç bir fikir, hiç bir din, hiç bir görüş insan öldürmenizi veya yaşayan başka bir canlıya zarar vermenizi istemez.

KENDİNİZE GELİN.

Gündem böylesi kalabalık ve gelen haberler bu kadar iğrençken umalım ki daha kötüleri gelmesin. Yahut biz gündemde bunlarla oyalanırken umalım ki saman altından su yürütülmesin ülkemizde.

Oldukça apolitik biri olmama karşın bazı konulara gerçekten sessiz kalmayı yediremiyorum kendime.

Işıklar içinde uyu Fırat Çakıroğlu.

Umarım şimdi huzura ermişsindir Özgecan Aslan.

Huzurla kalın.

Tabii eğer bu şartlarda mümkünse…

Reklamlar